5 Kez okundu
0 Yorumlar
2025 yılı, gelişmiş biyometrik güvenlik sistemlerinin akıllı telefonlara entegrasyonu ile dikkat çekiyor. Artık cihazlar sadece parmak izi veya yüz tanıma değil, çok daha hassas biyometrik verilerle korunuyor.
Ekran altına yerleştirilen parmak izi sensörleri artık daha hızlı ve daha doğru çalışıyor. Ultra geniş algılama alanı sayesinde parmak yerleştirme hataları minimuma indi.
Yapay zeka destekli yüz tanıma sistemleri, artık yalnızca iki boyutlu görüntülerle değil, üç boyutlu yüz haritalarıyla çalışıyor. Bu sayede maske veya fotoğrafla kandırma girişimleri sonuçsuz kalıyor.
Yeni modellerde, kullanıcının avuç içindeki damar yapısı taranarak kimlik doğrulama yapılıyor. Bu teknoloji, bireysel farklılıkları en iyi şekilde analiz eden sistemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bazı üst seviye cihazlar, ses tanıma ve retina taraması gibi yöntemleri de destekleyerek çoklu güvenlik katmanları sunuyor. Bu da kurumsal kullanıcılar için büyük avantaj sağlıyor.
Biyometrik veriler artık cihaz üzerindeki yapay zeka tarafından sürekli analiz edilerek, kullanıcı alışkanlıklarına göre güvenlik seviyesi dinamik olarak ayarlanabiliyor.
Sonuç olarak, 2025’te biyometrik güvenlik teknolojileri mobil cihazlarda sadece kilit açma değil, kullanıcıyı tam anlamıyla tanıma çağına girmiş durumda.
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.