<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>GÜNDEM - Haber Sitesi Yazılımları - Haber Scripti</title>
<link>https://haberani.com/gundem/</link>
<description>gündemi takip edin.en güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://haberani.com</copyright>
<image>
<title>https://haberani.com</title>
<url>
https://haberani.com/images/genel/haberani.png
</url>
<link>https://haberani.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Dijital Çağda Pırlanta Alışverişinde Yeni Dönem: Keops Pırlanta</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/dijital-cagda-pirlanta-alisverisinde-yeni-donem-keops-pirlanta.webp" width="250"><br><p>Dijital alışverişin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte mücevher sektöründe de tüketici beklentileri değişiyor. Keops Pırlanta, online pırlanta alışverişinde güvenilirlik ve şeffaflığı ön planda tutan hizmet anlayışıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Marka, ürünlerinde %100 doğal ve uluslararası standartlara uygun sertifikalı pırlantalar kullandığını belirterek, tüketicilerin satın alma sürecinde ürün güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerini azaltmayı hedefliyor.</p>

<p>Online siparişlerde güvenli teslimat konusuna da önem veren Keops Pırlanta, ürünlerin müşteriye ulaşana kadar tam kapsamlı sigortalı kargo güvencesiyle gönderildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Dijitalde Mağaza Konforu</p>

<p>Keops Pırlanta'nın sunduğu şeffaf iade ve değişim koşulları ise tüketicilere fiziki mağazalarda sunulan esnekliği online alışveriş deneyimine taşımayı amaçlıyor.</p>

<p>Markanın yaklaşımında güvenli ödeme altyapısı ve satış sonrası destek hizmetleri de önemli bir yer tutuyor. Keops Pırlanta, tüm bu hizmetlerle birlikte pırlanta alışverişini dijital ortamda pratik, şeffaf ve güvenli bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Keops Pırlanta adına Tunç Üstünsos, dijital çağda mücevher alışverişinde tüketici güveninin yalnızca ürün kalitesiyle değil, satın alma sürecinin her aşamasında sağlanan şeffaflık ve hizmet kalitesiyle oluşturulabileceğine dikkat çekiyor.</p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/dijital-cagda-pirlanta-alisverisinde-yeni-donem-keops-pirlanta/1390/</link>
<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:12:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dil ve Konuşma Terapisti Ali Hamza Çoban Uyarıyor: Ses Sağlığında Hidrasyonun Önemi Yeterli su tüketimi, ses tellerinin sağlıklı çalışması ve ses üretimindeki zorlanmanın azaltılması açısından büyük önem taşıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/dil-ve-konusma-terapisti-ali-hamza-coban-uyariyor-ses-sagliginda-hidrasyonun-onemi-yeterli-su-tuketimi-ses-tellerinin-saglikli-calismasi-ve-ses-uretimindeki-zorlanmanin-azaltilmasi-acisindan-buyuk-onem-tasiyor.webp" width="250"><br><p>Susuzluk ses tellerini nasıl etkiliyor?</p>

<p>Vücudun yeterli sıvıya sahip olmamasının, ses tellerinin titreşim özelliklerini etkileyebildiğini belirten Ali Hamza Çoban, hidrasyonun sağlıklı ses üretiminin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmaların da vücudun susuz kalmasının ses üretimi sırasında harcanan çabayı artırabileceğine işaret ettiğini belirten Çoban, özellikle öğretmenler, sanatçılar, sunucular, çağrı merkezi çalışanları ve gün içerisinde sesini yoğun kullanan kişilerin sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Bazı içeceklerde aşırı tüketime dikkat</p>

<p>Diüretik etkisi bulunan ve vücuttan sıvı atımını artırabilen bazı içeceklerin aşırı tüketilmesinin, yeterli su alınmadığında vücudun sıvı dengesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Ali Hamza Çoban, bu nedenle günlük sıvı tüketiminin dengeli şekilde sürdürülmesinin önemini belirtiyor.</p>

<p>Çoban’a göre özellikle sesini profesyonel olarak kullanan kişilerin, gün içerisinde yeterli su tüketerek ses tellerinin hidrasyonunu koruması ses sağlığı açısından önemli bir alışkanlık.</p>

<p>“Ses tellerimizi susuz bırakmamalıyız”</p>

<p>Ses sağlığının korunmasında günlük alışkanlıkların önemli bir yere sahip olduğunu belirten Dil ve Konuşma Terapisti Ali Hamza Çoban, yeterli hidrasyonun da bu alışkanlıkların başında geldiğini vurguluyor.</p>

<p>Ses sağlığını korumak için ses tellerimizi susuz bırakmamalıyız.</p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/dil-ve-konusma-terapisti-ali-hamza-coban-uyariyor-ses-sagliginda-hidrasyonun-onemi-yeterli-su-tuketimi-ses-tellerinin-saglikli-calismasi-ve-ses-uretimindeki-zorlanmanin-azaltilmasi-acisindan-buyuk-onem-tasiyor/1389/</link>
<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:56:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sosyolog/Psikoloji Bilim Uzmanı Nejdet Özbek’ten Ailelere Önemli Mesaj: “Çocuğa Sadece Akademik Başarısı Üzerinden Bakılmamalı” Çocuklarda öğrenme güçlükleri, okuduğunu anlama, erken tanı ve özel eğitim süreçleri masaya yatırıldı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/sosyolog-psikoloji-bilim-uzmani-nejdet-ozbek-ten-ailelere-onemli-mesaj-cocuga-sadece-akademik-basarisi-uzerinden-bakilmamali-cocuklarda-ogrenme-guclukleri-okudugunu-anlama-erken-tani-ve-ozel-egitim-surecleri-masaya-yatirildi.webp" width="250"><br><p>2006 yılında Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezun olan Nejdet Özbek, 2019 yılında Sosyoloji eğitimini tamamladı. 2021 yılında Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamlayan Özbek, halen Sosyal Hizmet bölümünde son sınıf öğrencisi olarak eğitimini sürdürüyor.</p>

<p>Meslek hayatında 7 yıl rehabilitasyon merkezlerinde, 9 yıl ise özel okullarda görev yapan Nejdet Özbek; disleksi eğitimleri ve aile danışmanlığı alanında aldığı çeşitli eğitimlerin ardından bu alanlarda da çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>“Çocuğa yalnızca akademik açıdan bakılmamalı”</p>

<p>Çocukların okul başarısındaki sorunların değerlendirilmesinde ailelerin yalnızca notlara ve akademik performansa odaklanmaması gerektiğini ifade eden Nejdet Özbek, başarısızlığın altında farklı nedenlerin bulunabileceğini belirtti.</p>

<p>Özbek, çocukların akademik durumunun değerlendirilirken psikolojik, çevresel, ailesel ve gerektiğinde psikiyatrik faktörlerin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Özbek’e göre çocuğun başarısını artırmak amacıyla üzerinde yoğun baskı oluşturmak yerine, sorunun kaynağının doğru şekilde tespit edilmesi ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir yol haritasının oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>Hızlı okumak tek başına yeterli mi?</p>

<p>Çocuklarda okuduğunu anlama becerisi konusunda da önemli değerlendirmelerde bulunan Sosyolog/Psikoloji Bilim Uzmanı Nejdet Özbek, hızlı okumanın tek başına yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p>Özbek, özellikle küçük yaş gruplarında okumanın bir yarış haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, hızdan çok ritmik ve anlamlı okumanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Okuduğunu anlamanın yalnızca kelimeleri hızlı şekilde okuyabilmekten ibaret olmadığını ifade eden Nejdet Özbek; bağlantı kurma, bilgiyi hafızada tutabilme ve okunan metinle anlam ilişkisi oluşturabilme gibi becerilerin de anlama sürecinde önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Özbek ayrıca, okuma ve anlama becerilerinin değerlendirilmesinde bilimsel ölçme yöntemlerinden yararlanılabileceğini ifade ederek, bu süreçlerin çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Özel eğitimde erken tespit büyük önem taşıyor</p>

<p>Özel eğitim gereksinimi bulunan çocukların erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Nejdet Özbek, özellikle Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi durumlarda erken farkındalığın çocuğun eğitim sürecine önemli katkılar sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Özbek, erken tespit sayesinde çocuğun bireysel ihtiyaçlarının daha doğru değerlendirilebileceğini ve bilimsel yöntemler doğrultusunda daha sağlıklı bir eğitim yol haritası oluşturulabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Tanı koyma yetkisi çocuk ve ergen psikiyatristlerine aittir”</p>

<p>Ailelerin çocuklarıyla ilgili yaşadığı kaygılarda uzman desteğinin önemine de değinen Sosyolog/Psikoloji Bilim Uzmanı Nejdet Özbek, tanı sürecinin uzman hekimler tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Özbek, özellikle ilaç kullanımı konusunda ailelerin çevreden edinilen bilgiler yerine çocuk ve ergen psikiyatristleriyle doğrudan görüşmelerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Ailelerin ilaç kullanımıyla ilgili çekinceleri veya kaygıları varsa bunları açık şekilde psikiyatristleriyle paylaşmalarının sağlıklı bir iletişim açısından önemli olduğunu belirten Özbek, ilaç kullanımı veya kullanılmaması konusundaki tıbbi kararın çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ailelere “baskı yerine doğru değerlendirme” çağrısı</p>

<p>Çocuğun akademik başarısının artırılması amacıyla yoğun baskı uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Nejdet Özbek, ailelerin öncelikle çocuklarının yaşadığı güçlüğün nedenini anlamaya çalışması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özbek, çocuğun başarısının yalnızca aldığı notlar veya hızlı okuma becerisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini; çocuğun duygusal, sosyal, psikolojik ve bilişsel gelişiminin bir bütün olarak ele alınmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Nejdet Özbek ile çocukların eğitim süreçlerine dair önemli sorular</p>

<p>Sosyolog/Psikoloji Bilim Uzmanı Nejdet Özbek, çocukların eğitim ve gelişim süreçlerine ilişkin ailelerin merak ettiği birçok soruya da yanıt veriyor:</p>

<p>Okuduğunu anlamada hızlı okumanın yeri nedir?<br />
Bir çocuğun anlama becerisi ölçülebilir mi?<br />
Anlama becerileri hangi faktörlere bağlıdır?<br />
Özel eğitim gerektiren çocukların erken tespiti neden önemlidir?<br />
ÖÖG ve DEHB konusunda erken farkındalık ne ifade eder?<br />
Çocukların akademik başarısında aile yaklaşımı nasıl olmalıdır?<br />
Çocuklarda tanı süreci nasıl ilerlemelidir?<br />
İlaç kullanımı konusunda aileler nelere dikkat etmelidir?</p>

<p>Çocukların eğitim hayatında karşılaştığı güçlüklerin doğru anlaşılması ve ailelerin bilinçli hareket edebilmesi adına önemli değerlendirmelerde bulunan Sosyolog/Psikoloji Bilim Uzmanı Nejdet Özbek, eğitim, psikoloji ve özel eğitim alanlarının birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>Nejdet Özbek’in ailelere yönelik tavsiyeleri ve çocukların eğitim süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerinin tamamı programda izleyicilerle buluşuyor.</p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/sosyolog-psikoloji-bilim-uzmani-nejdet-ozbek-ten-ailelere-onemli-mesaj-cocuga-sadece-akademik-basarisi-uzerinden-bakilmamali-cocuklarda-ogrenme-guclukleri-okudugunu-anlama-erken-tani-ve-ozel-egitim-surecleri-masaya-yatirildi/1388/</link>
<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:44:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dr. Şebnem Ergüney İndap’tan Yapay Zekâ ve Karar Zekâsı Odaklı Çalışmalar Akademi ve iş dünyasındaki 25 yılı aşkın deneyimini dijital dönüşüm ve yapay zekâ alanındaki çalışmalarına taşıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/dr-sebnem-erguney-indap-tan-yapay-zek-ve-karar-zek-si-odakli-calismalar-akademi-ve-is-dunyasindaki-25-yili-askin-deneyimini-dijital-donusum-ve-yapay-zek-alanindaki-calismalarina-tasiyor.webp" width="250"><br><p>&nbsp;</p>

<p>Kurumsal dönüşümden dijital tedarik zincirlerine</p>

<p>Kariyeri boyunca önemli kurumsal dönüşüm projelerinde görev alan Dr. Şebnem Ergüney İndap, KoçSistem bünyesinde dönüşüm çalışmalarında yer aldı. MNG Kargo'da ise Ar-Ge, kalite, süreç yönetimi ve dijital dönüşüm alanlarında çalışmalar yürüterek yaklaşık 70 kişilik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi'nin kurulmasına liderlik etti.</p>

<p>Bugün akademik çalışmalarını ve danışmanlık faaliyetlerini sürdüren İndap; yapay zekâ destekli karar verme, organizasyonel dönüşüm, dijital tedarik zincirleri, sürdürülebilirlik ve karar zekâsı alanlarına odaklanıyor.</p>

<p>“Daha kaliteli kararlar nasıl alınabilir?”</p>

<p>Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Ulaştırma Yol Haritası projesinde de danışman olarak görev alan Dr. Şebnem Ergüney İndap, akademi ile iş dünyası arasında güçlü bir köprü kurmayı hedefliyor.</p>

<p>İndap'ın çalışmalarının merkezinde ise önemli bir soru yer alıyor:</p>

<p>“İnsanların ve organizasyonların daha kaliteli kararlar vermesine nasıl katkı sağlayabiliriz?”</p>

<p>Dr. Şebnem Ergüney İndap, teknoloji, yapay zekâ ve insan odaklı karar verme süreçlerini bir araya getiren çalışmalarıyla akademi ve iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyor.</p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/dr-sebnem-erguney-indap-tan-yapay-zek-ve-karar-zek-si-odakli-calismalar-akademi-ve-is-dunyasindaki-25-yili-askin-deneyimini-dijital-donusum-ve-yapay-zek-alanindaki-calismalarina-tasiyor/1385/</link>
<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:34:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ankara'da bazı yollar geçici olarak trafiğe kapatılacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/ankara-da-bazi-yollar-gecici-olarak-trafige-kapatilacak.webp" width="250"><br><p>Ankara'da düzenlenecek bir etkinlik nedeniyle bazı yolların ihtiyaç halinde araç trafiğine kapatılacağı bildirildi.</p>

<p>Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde bugün saat 10.00'da gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle bazı güzergahlarda trafik düzenlemesine gidilecek.</p>

<p>Bu kapsamda, saat 07.00'den itibaren ihtiyaç duyulması halinde belirlenen yollar çift yönlü olarak araç trafiğine kapatılacak.</p>

<h2>Trafiğe kapatılabilecek yollar</h2>

<p>Bağdat Caddesi'nin 357. Cadde ile Anadolu Bulvarı arasında kalan bölümü ile bu güzergaha açılan yolların tamamı geçici olarak trafiğe kapatılabilecek.</p>

<p>Ayrıca 266. Cadde'nin Bağdat Caddesi ile 269. Cadde arasında kalan bölümü ve bu güzergaha bağlantı sağlayan yolların da ihtiyaç halinde çift yönlü olarak araç trafiğine kapatılması planlanıyor.</p>

<p>Sürücülerin trafik yoğunluğu ve olası yol kapatmalarına karşı alternatif güzergahları kullanmaları öneriliyor.</p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/ankara-da-bazi-yollar-gecici-olarak-trafige-kapatilacak/1377/</link>
<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:08:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bingöl'de 5 terörist etkisiz hale getirildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/bingolde-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi.webp" width="250"><br><p>Valilikten yapılan açıklamada, güvenlik güçlerince, Genç ilçesi Toklu  mezrası kırsalında bölücü terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi  amacıyla 20-22 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen "Şehit Jandarma Astsubay  Üstçavuş Selçuk Karabakla-16" operasyonunda 4'ü erkek, 5 teröristiin etkisiz hale  getirildiği belirtildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında yapılan arazi aramasında, 5M-16 piyade tüfeği,  keskin nişancı tüfeği, 3 kalaşnikof piyade tüfeği, tabanca, bu silahlara ait 21  şarjör ve 597 fişek, dürbün, 174 kilogram esrar, örgütsel doküman, elekronik  cihaz ve muhteviyatları ile bol miktarda yaşam malzemesi ele geçirildiği  kaydedilen açıklamada, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<p>  </p>
]]></description>
<link>https://haberani.com/bingol-de-5-terorist-etkisiz-hale-getirildi/814/</link>
<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 21:41:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sağlık Bakanlığı 2 milyonluk vurguna 7 yıl sonra tazminat davası açtı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/saglik-bakanligi-2-milyonluk-vurguna-7-yil-sonra-tazminat-davasi-acti.webp" width="250"><br><p>İstanbul Sarıyer’deki Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastanesi’nde görevli personelin maaşlarının eksik yattığını fark etmesi, yıllarca süren büyük bir skandalı ortaya çıkardı. Şikâyet üzerine Sağlık Bakanlığı inceleme başlattı. Müfettiş Şahin Savaş, 2011’de düzenlediği raporda, 2003-2010 arasında mutemet Yusuf Keleş’in personel maaş ve özlük hakları ödemelerinde evrakta oynama yaparak kurum ve kişileri bir milyon 900 TL zarara soktuğunu belirtti.</p>


<p><strong>YERSİZ TAHAKKUK</strong></p>

<p>Gazete Habertürk'ten Hayati Arıgan'ın haberine göre raporda, mutemet Yusuf Keleş’in personelin maaş, nöbet, döner sermaye ek ödemelerinde kesinti yaptığı; istifa, tayin, ücretsiz izin, emekli, mükerrer tahakkuk, askerlik, sözleşme fesih gibi nedenlerle kurumdan ayrılan personelin hak edişi olmadığı halde yersiz tahakkuk düzenlediği kaydedildi. 7 yılda 1 milyon 300 bin TL kişi zararı, 600 bin TL de kamu zararı oluştu.</p>

<p><strong>HER AY AKTARDI</strong></p>

<p>Rapora göre mutemet, parayı kendisiyle birlikte 19 kişinin hesaplarına aktardı. Maaş bordrolarına göre banka listesi ve ödeme emri belgesi düzenleyen Keleş, bu belgeleri bankaya göndermedi. Ödeme talimatını banka şubelerine elektronik posta ile iletti. Banka listesinin personel bordrolarıyla uyumlu olmadığı ortaya çıktı. Hastaneyle maaş ödeme protokolü bulunan 2 bankanın da ödemeleri saymanlıkça onaylı tahakkuk listelerine göre yapmaları gerekirken mutemedin gönderdiği elektronik postaya göre yaptığı iddia edildi.</p>

<p>Nitelikli zimmet suçundan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Yusuf Keleş’e, Sağlık Bakanlığı önce 600 bin TL’lik zararı ödemesi için İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Maaşlarından kesinti yapılan hastane personeli de idare mahkemesine başvurarak zararlarını bakanlıktan tahsil etti. Bakanlık son olarak, genellikle hemşire ve doktorlardan oluşan personele yaptığı ödemeleri mutemet Yusuf Keleş’e rücu etmek için tazminat davası açtı.</p>

<p><strong>‘İHMAL VAR’</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı, Keleş ile birlikte 2003- 2010 arasında görev yapan 4 yöneticinin de dikkat ve özen göstermediğiNİ, ihmalleri neticesinde meydana gelen kişi ve kamu zararında sorumlu olduğunu ileri sürdü. Bakanlık 4 yönetici, maaş ödemesi yapan 2 banka ile hesaplarına para yatan 18 kişinin tazminatı mutemet ile birlikte faiziyle ödemesini talep etti.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/saglik-bakanligi-2-milyonluk-vurguna-7-yil-sonra-tazminat-davasi-acti/635/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Muğla merkezli 4 ilde ByLock operasyonu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/mugla-merkezli-4-ilde-bylock-operasyonu.webp" width="250"><br><p>Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca  yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u  kullandıkları öne sürülen 20 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmasının ardından  çalışma başlattı.</p>

<p> Muğla merkezli İstanbul, İzmir, Şanlıurfa ve Van'da eş zamanlı  operasyonda 12 kişi yakalandı.  Adreslerinde bulunamayan 8 kişi aranıyor.  Öte yandan, şüphelilerden bir kısmının örgüt liderinin talimatıyla  kapatılan Bank Asya'da hesap açtıklarının da tespit edildiği öğrenildi.<br />
 </p>]]></description>
<link>https://haberani.com/mugla-merkezli-4-ilde-bylock-operasyonu/634/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Giresun merkezli 8 ildeki FETÖ/PDY operasyonunda 10 tutuklama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/giresun-merkezli-8-ildeki-fetopdy-operasyonunda-10-tutuklama.webp" width="250"><br><p>Giresun merkezli 8 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 10 muvazzaf asker tutuklandı.</p>

<p>Aralarında FETÖ soruşturması kapsamında halen cezaevinde bulunan eski Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru'nun emir astsubayının da bulunduğu 10 asker dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Savcılık sorgularının ardından zanlılar, tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi.</p>

<p>Mahkeme süreci sabah 07.00'ye kadar süren 10 muvazzaf asker, tutuklanarak Giresun E Tipi Kapalı Cezaevine konuldu.</p>

<p>Giresun merkezli 3 Ekim'de düzenlenen operasyonda, Ankara, Sakarya, Şırnak, Gaziantep, Karaman, Kırklareli ve Bursa'da 10 muvazzaf asker gözaltına alınmıştı.</p>]]></description>
<link>https://haberani.com/giresun-merkezli-8-ildeki-feto-pdy-operasyonunda-10-tutuklama/633/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>'Tapulu arazi' dedi, yolu trafiğe kapattı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/tapulu-arazi-dedi-yolu-trafige-kapatti.webp" width="250"><br><p>Aşağı Sanayi Mahallesi'nde bulunan Kasım Paşa Sokak'ta yaşayanlar, güne ilginç bir olayla başladı. Her gün kullandıkları yola duvar örüldüğünü görenler, şaşkınlık içinde polisi aradı. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, yola duvarı ördüren Nafiz Çakar'la görüştü.</p>


<p>Görevlilere tapuyu gösteren Çakar, "Burası yeğenim Salih Ümit'e ait. Kendisi, İzmir'de yaşıyor. Benden yolu kapatmamı istedi. Briket alıp, bir ustaya duvar ördürdüm. Belediye, para verirse biz de duvarı yıkar, yolu açarız. Yoksa bahçe yapıp, yerimizi değerlendirmek istiyoruz. Belki de bina yaparız, bilemiyorum. Hata belediyenin. Vatandaşın tapulu yerine nasıl yol yapar?" dedi.</p>

<p>Tapuyu gören ekipler, yapılacak bir şey olmadığını anlayınca, dönmek zorunda kaldı. Mahalle sakinleri de evlerine ulaşmak için gidiş geliş yapabilecekleri alternatif yol arayışına girdi. </p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/tapulu-arazi-dedi-yolu-trafige-kapatti/632/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Adıyaman Üniversitesi Rektörü'nden bir açıklama daha</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/adiyaman-universitesi-rektorunden-bir-aciklama-daha.webp" width="250"><br><p>Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Talha Gönüllü, sosyal medyada yaptığı ve tepkilere neden olan paylaşımın ardından bugün yaptığı yazılı açıklamada, "Ülkemizin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu bu zamanda lüzumsuz bir meşguliyete sebep oldum" dedi.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Gönüllü'nün sosyal medya hesabından yaptığı, "Bir erkek ve kadının, nikahsız olarak ellerinin birbirine değmesi ve yalnız kalmaları caiz değildir. Mahrem olmayan kadına bakmak, haram olduğuna göre, onlara dokunmak veya tokalaşmak mutlaka haramdır" paylaşımı tepkilere neden oldu. Rektör Prof. Dr. Gönüllü, tepkilerin ardından bugün yine sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Toplumun farklı yönlere çekeceği paylaşımları yapmamaya dikkat edeceğini belirten Prof. Dr. Gönüllü, şu paylaşımı yaptı:</p>

<p>"Sosyal medyada, özellikle Twitter ortamında kalitesiz ve çirkin yorumlara maruz kaldım. Esasen, niyetim insanları incitmek değildi. Olmaz da. İyilik düşünenlere de teşekkür ederim. Yanlış anlaşılacak bir konuydu. Ülkemizin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu bu zamanda lüzumsuz bir meşguliyete sebep oldum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm insanların iyiliğini amaçlayan eğitim- öğretim işleri ile meşgul olup, sosyal medyada bulunduğumda üniversite çalışmalarımla ilgili paylaşımlara ağırlık vereceğim. Toplumun farklı yönlere çekeceği paylaşımlar yapmama yönünde azami dikkat sarf edeceğim."</p>

<p></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/adiyaman-universitesi-rektoru-nden-bir-aciklama-daha/631/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kavga ettiği kuzeni tarafından burnu ısırılarak koparıldı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/kavga-ettigi-kuzeni-tarafindan-burnu-isirilarak-koparildi.webp" width="250"><br><p>Edinilen bilgiye göre olay, Eyyübiye ilçesi Yamaçaltı kırsal Mahallesi'nde yaşandı. Okul servisi taşımacılığı nedeniyle aralarında tartışma çıkan iki kuzen kavga etmeye başladı. İddiaya göre, kavga sırasında Hüseyin B. (35), kuzeni İsmail B.'nin (21) burnunu ısırarak koparttı. Hastaneye kaldırılan gencin burnundan kopan yaklaşık 2 santimlik parça, doktorlar tarafından bir saatlik operasyonun ardından yerine dikildi. Yüzde 80'i tutmayan parçanın yerine gencin vücudundan alınacak başka doku yerleştirilecek. Yaklaşık 3 gün hastanede yatan İsmail B., taburcu olduktan sonra soluğu adliyede aldı. Doktorların 10 gün iş göremez raporu verdiği genç, kuzeninden şikayetçi olacağını ve hakkını hukuk yoluyla alacağını belirtti.</p>


<p><strong>BURNUNU KOPARTIP YERE ATTI</strong></p>

<p>12 Ekimde yaşanan olayda Hüseyin B., kırsal mahalle okulunun taşımacılık ihalesini alan Hamit B.'nin evine gitti. İddiaya göre, evin önüne giden Hüseyin B., dışarı çıkan Hamit B.’nin oğlu İsmail B. ile parasal nedenlerle tartışmaya başladı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşünce Hüseyin B., kuzeni İsmail B.'nin burnunu ısırıp koparttı. Hüseyin B., koparttığı burnu ağzından çıkartmayarak evden uzakta bir noktaya attı. Çocukların bulduğu burunla birlikte kanlar içerisinde hastaneye kaldırılan İsmail B., hemen ameliyata alındı. Yaklaşık bir saatlik ameliyatın ardından kopan burun yeniden yerine dikildi. Doktorlar, yaklaşık 45 dakika geç kalındığı için kopan parçanın yeniden tutma ihtimalinin güç olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>"EVLİLİK HAYATIMI ETKİLEYECEK"</strong></p>

<p>Hastaneden taburcu olan İsmail B., kuzeninden şikayetçi olacağını söyledi. İlk önce jandarma karakoluna giden İsmail B. daha sonra adliyeye gelerek hakkını hukuk karşısında alacağını dile getirdi. Kopan burnunun yerine vücudunun başka noktasından alınan dokunun dikileceğini belirten İsmail B., bekar olduğu için yüzünün çirkin görüntüsünün evlilik hayatını da olumsuz etkileyeceğini söyledi.</p>

<p><strong>"BİR PARÇASINI ALIP AĞZINDA BIRAKMIŞ"</strong></p>

<p>Kuzeninin kendisinin üzerine atlayıp burnunu koparttığını iddia eden İsmail B., “Üzerime saldırdı. Ben kendimi müdafaa etmek için onu birkaç defa itekledim. Adam çekilmek niyetinde değildi. Bana birkaç kere vurdu ama benden yaş olarak büyük olduğundan dolayı ben kendisine vurmadım. Daha sonra birkaç kişi araya girmeye çalıştı. Beni tuttular ve bizi ayırdılar. Onu da benden biraz uzaklaştırdılar. İnsanlar beni tuttuğu esnada koşup üzerime saldırdı. Burnumu ısırıp koparttı. Bir parçasını alıp ağzında bırakmış, sonra çocuklar bulup getirdiler. Ben o esnada burnumun koptuğunun farkında değildim. Kan akmaya başladığında elimi burnuma götürdüm ve kopmuş olduğunu fark ettim. Ondan sonra hemen hastaneye geldim. Eyyübiye Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldim. Orada plastik cerrahisi olmadığından beni Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk ettiler. Oraya gittim, doktorlar parçanın tutamayacağını söylediler. Biraz geç kalmışız, 45 dakika sonra hastaneye gitmişiz. Parçayı ameliyatla yerine diktiler fakat yüzde 80 oranında tutmayacağını söylediler. Doktorlar kontrol ettiğinde yüzde 80 oranında tutmamış. Ayın 23’ü ya da daha sonra yeni bir ameliyat geçireceğim. O ameliyatla vücudumun başka yerinden parça alıp burnuma monte edecekler ki burnum yüzümde düzgün dursun” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>KUZENİNDEN ŞİKAYETÇİ OLACAK</strong></p>

<p>Yüzünde ciddi bir hasar olduğu için şikayette bulunacağını söyleyen İsmail B., “Yüzümde kalıcı bir hasar geldi. Adam düzgün bir adam olsaydı, kavga ederken vursaydı, kırsaydı ben yine de susardım ama ısırdığından dolayı ben savcılığa da suç duyurusunda bulunacağım. Şikayetçi olacağım çünkü yüzümde ciddi bir kalıcı hasar oluştu. Burnumda doku kaybı var. Bakalım ne olacak. Bekarım, bu muhakkak evlilik hayatımı da etkiler. Karşıdan çirkin bir görüntü meydana gelecek” dedi.</p>

<p><strong>“BU YERYÜZÜNDE BÖYLE BİR ŞEY OLAMAZ”</strong></p>

<p>Hüseyin B.’nin işleriyle bir ilgilisi olmadığı halde kendilerinden para talep ettiğini ve vermedikleri için sürekli kendilerini taciz ettiğini iddia eden baba Hamit B. ise “Biz Şanlıurfa Yamaçaltı kırsal Mahallesi'nde ikamet ediyoruz. Biz orada servis işi falan yapıyoruz. Bizim bir akrabamız var. Ayın 12’inde bizim eve saldırıyor. Benim İsmail adında bir oğlum var. Eve saldırdığı zaman çocuğumla kavga ediyor. Benim oğlum İsmail’in burnunu ısırarak kopartmış. Nerede böyle bir insan var, anlamadım gitti. Bu yeryüzünde böyle bir şey olamaz. Maalesef oğlum hastanede 4-5 gün yattı” ifadelerini kullandı.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/kavga-ettigi-kuzeni-tarafindan-burnu-isirilarak-koparildi/630/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yüzleşme cinayeti sanığına 25 yıl hapis</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/yuzlesme-cinayeti-sanigina-25-yil-hapis.webp" width="250"><br><p>Bursa'nın Karacabey İlçesi'nde servis şoförü Ertem Yöntem, eşinden boşanan ve ailece tanıştıkları Zahide Ökçe ile aşk yaşamaya başladı. Geçen yıl ağustos ayında, eşinin kendisini boşayıp Ökçe ile nikah kıyacağını söylentlerini duyan Fevziye Yöntem, bu konuyu Yöntem'e açtı. Sinirlenen Ertem Yöntem, "Gel seni yüzleştireyim" diyerek, eşi Fevziye ve sevgilisinin boşandığı eşinden olan oğlu Oğuzhan Sarı ile bir komşularını da yanına alarak, Zahide Ökçe'nin çalıştığı fabrikaya gitti. Haber verilmesi sonucu Ökçe, çalıştığı fabrikadan izin alıp, kapıda bekleyen Yöntem çifti ve oğlunun da içersinde olduğu minibüse bindi. Burada çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce Zahide Ökçe, çantasından çıkardığı sustalı tabir edilen bıçakla Erdem Yöntem'i öldürdü.</p>


<p>Cinayet sonrası evinde yakalanıp tutuklanan Zahide Ökçe ile savcılıkta serbest bırakılan oğlu Oğuzhan Sarı hakkında 'kasten adam öldürmek' suçundan Bursa 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Zahide Ökçe ifadesinde, "Ertem, eşinden boşanıp benimle evleneceğini söylüyordu. Ona inandım. Ayrıca, bu ilişkiden eşinin de haberi vardı. Ertem sözünü tutmadı. Sonrasında bana, 'Seni oğluna rezil edeceğim' diyerek tehdit etmeye başladı. Olay günü mesaj atıp işyerime geleceğini söyledi. Önce inanmadım. Sonra eşi Fevziye Yöntem, yanına aldığı oğlum Oğuzhan ile fabrikanın önüne geldi. Oğuzhan yanlarında olduğu için izin alıp çıkıp aracına bindim. Burada tartıştık. Bir ara oğluma, 'Annenin gidişatı kötü. Karacabey'e tezgah açmış' dedi. Sonra da söze tepki gösteren oğluma vurmaya başlayınca, çantamda bulunan bıçağı çıkardım. Ayırmak için aralarına girdim. Üzerime doğru gelince bıçak ona saplandı. Ben onu öldürmek istemedim" dedi.</p>

<p>Son duruşmada önceki savunmasını tekrarlayan Zahide Ökçe, beraatini istedi. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, Oğuzhan Sarı'nın beraatine karar verirken, Zahide Ökçe'yi ise ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Sanığın duruşmadaki iyi halini dikkate alan heyet, bu cezayı 25 yıla indirdi. Aldığı cezayı duyunca şoke olan Zahide Ökçe duruşma salonunda, "Ben bu cezayı hak etmedim" diyerek ağladı.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/yuzlesme-cinayeti-sanigina-25-yil-hapis/629/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Eskişehirli şehidin evi acılı haberi alanlarla dolmaya başladı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/eskisehirli-sehidin-evi-acili-haberi-alanlarla-dolmaya-basladi.webp" width="250"><br><p>Hakkari’de bölücü terör örgütleri tarafından tuzaklanan el yapımı patlayıcının (EYP) infilak ettirilmesi sonucunda şehit olan Eskişehirli asker Seçkin Arıkan'ın evi, acılı haberi alanlarla dolmaya başladı.<br />
  Çukurca'deki operasyonlarda hainlerin önceden tuzakladığı EYP'nin patlaması sonucu, aralarında Eskişehirli Uzman Çavuş Seçkin Arıkan'ın da olduğu 4 asker şehit olmuştu. Şehitlerin cenazelerinin Van'daki törenin ardından memleketlerine uğurlanmaları bekleniyor.<br />
  Eskişehirli şehit Arıkan'ın 27 yaşında ve bekar olduğu öğrenildi. Şehidin Ihlamurkent’te bulunan baba ocağına acı haber yetkililer tarafından ulaştırıldı. Türk bayrakları asılan baba ocağının önünü, acılı haberi alan yakınları doldurdu. Gelen yakınları, emekli olan baba Arif Arıkan, anne Esma Arıkan ve erkek kardeşi Semih Arıkan’a başsağlığı diliyor.<br />
  Şehidin Reşadiye Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Kanlıpınar Şehitliğinde toprağa verileceği öğrenildi.</p>


<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/eskisehirli-sehidin-evi-acili-haberi-alanlarla-dolmaya-basladi/628/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>100 yıllık 'Zaptiye Karakolu' gün yüzüne çıkarıldı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/100-yillik-zaptiye-karakolu-gun-yuzune-cikarildi.webp" width="250"><br><p>1918 Rus saldırısı sonrası yıkılan ve daha sonra ilgisizlik ve yapılan tahribat dolayısıyla toprak altında kalıntıları kalan eski Van Şehri'nin kazı çalışmalarında Türkiye'nin 12 üniversitesinden 46 bilim adamı görev alıyor. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA), Doğu Anadolu Projesi (DAP), Van Müzesi ile Kültür Turizm Müdürlükleri tarafından desteklenen 'Eski Van Şehri' projesi için yapılan çalışmalar Kültür Bakanlığı'nın izniyle 7 yıldır sürdürülüyor. Bu yıl 3 aydan beridir sürdürülen  kazı çalışmalarında ise, 80 işçi görev yapıyor.</p>


<p><strong>KAMU BİNALARI ORTAYA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Konyar başkanlğında sürdürülen kazı çalışmalarında 800 yıllık Van şehrinde 100 yıllık kamu binaları, Zaptiye Karakolu, Tekalifi Harbiye binası, Maarrif dükkanlar ve Adliye binaları gün yüzüne çıkarıldı. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan yeni eserler, kazı ekibini de heyecanlandırıyor. Van'ın 5 bin yıllık tarihinin araştırıldığını söyleyen Doç. Dr. Konyar şöyle konuştu:</p>

<p>"İstanbul Üniversitesi adına eski Van şehrinde yürüttüğümüz kazı çalışmalarına bu yıl DAP ve DAKA da destekliyor.Çalışmalar aynı zamanda Van Kültür ve Turizm, Van Müzesi Müdürlükleri tarafından da destekleniyor. DAKA'nın eski Van şehri ile ilgili bir canlandırma projesi var. Burada özellikle 19.yüzyılın ortalarından kalma kent dokusuna ait kamusal alanlar ortaya çıkıyor. Bağış dükkanları, kamuya ait yapılmış binalar, özellikle 1. Dünya Savaşı öncesi halktan bazı kesimlerden toplanan yiyecek, içecek ve çeşitli maddelerin depo olarak kullandığı alanlar. Bunları da orduya yardım için yapılmış ve günümüzde seferberlik gibi düşünebilirsiniz. Buralardaki buluntularda ayakkabısından tutun ilacına kadar, kumaşına kadar bir çok yelpazeden ürün grupları var. Asıl bir diğer önemli binamız da dönemin Zaptiye Karakolu. Yani günümüz Jandarma karakolu olarak nitelendirebiliriz. O da ayakta ve ortaya çıkarıldı. Artık binaların niteliklerini de belirleyerek ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Van şehri yaklaşık 800 yıllık bir şehir. 1.Dünya savaşı sürecinde 1915-1918 arası tahrip olmuş alanları da ortaya çıkarıyoruz. Burada çok talihsiz olaylar yaşandı. Fakat biz arkeologları, şanslı kılan bir çok yapının, buluntunun bozulmamış şekilde günümüze ulaşmasıdır. Bu da 19. yüzyılın yaşam tarzını, kent dokusunu çok da fazla tahrip edilmeden günümüze taşıyor. Bu aşamada DAKA'nın yaptığı destek çok önemli.İlk defa DAKA böyle bir projeye imza atıyor. Büyük çaplı  bir proje."</p>

<p><strong>ANİMASYON FİLMİ HAZIRLANIP BİNALAR AYAĞA KALDIRILACAK</strong></p>

<p>Projenin bir çok ayrıntısının belirlendiğini, 5-6 aya kadar tamamen netliğe kavuşacağını, bütün alanları görmek için bir animasyon filminin de hazırlandığını belirten Doç. Dr. Konyar, "Bu film çerçevesinde bir strateji belirlenecek.Şu anda fizibilite çalışmaları yapılıyor. Çünkü bölgenin sosyolojik ve ekonomik fizibilitesi belirlenip, böyle bir işe kalkışmak gerekiyor. Alt yapı çalışmaları çözülmeden, binaların ayağa kaldırılması uygun olmadığı düşünülüyor" dedi.</p>

<p><strong>YAŞAM ALANLARINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ</strong></p>

<p>Doç. Dr. Konyar, iklim şartlarına göre bu çalışmaların bir ay daha devam edeceğini, alandaki binaların nasıl ayağa kaldırılacağı ile ilgili bilim adamları ile görüşülüp bu yönde çalışmalarını sürdüreceklerini de söyledi. Doç. Dr. Konyar, "Proje çerçevesinde 19. Yüzyıl'a ait olduğu değerlendirilen taş temelli, kerpiş binalar. Bunlar iki katlı bazıları cumbalı. Eski Van mimarini yansıtan düz damlı evler. Zaten kent dokusu çok fazla ayakta. Görülebilir ve her iki tarafında çok taşlı kaldırımlar var. Bu taşların ortasında omurgalı yollar var. Asıl mesele bu binaların işlevlendirilmesi. Yani bu binalar yapıldıktan sonra boş kalmaması gerekiyor.Yaşanan alanlara dönüştürülmesi gerekiyor. O noktada bazı mevzuat, yönetmenlikler var" diye konuştu.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/100-yillik-zaptiye-karakolu-gun-yuzune-cikarildi/627/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dolandırıcılık yaparak aldıkları altınları, sütyeninde saklamış</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/dolandiricilik-yaparak-aldiklari-altinlari-sutyeninde-saklamis.webp" width="250"><br><p>Mahkemede sanıklardan Osman A., yaptığının cahillik olduğunu belirterek, mektup yazıp aileden özür dilediğini anlatırken, sanık Aysel H. ise dolandırıcılıkla aldıkları altınları kaybolmaması için sütyenine sakladığını savundu.</p>


<p>Geçen mayıs ayında, bir kişi, ev telefonundan aradığı 11 yaşındaki S.E.F.'ye babasının karakolda olduğunu, tutuklanmaması için evdeki altınları kendilerine vermesi gerektiğini söyledi. 4 şüpheliden 26 yaşındaki Osman A., eve gidip 40 bin liralık altını aldıktan sonra diğer şüpheliler 25 yaşındaki Aysel H., 23 yaşındaki Halil A. ve 27 yaşındaki Reşit A. ile birlikte otomobile binip, kaçtı. Babası eve gelince çocuk, dolandırıldığını anladı. Baba ve çocuğun ihbarı üzerine harekete geçen polis, şüphelileri, TEM Otoyolu'nda yakalayıp, gözaltına alındı. Aramada, evden alınan altınlar araçta ve kadın şüpheli Aysel H.'nin sütyeninde bulundu. Olayla ilgili soruşturmanın ardından 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine konuldu.</p>

<p>Haklarında 'Telefonla dolandırıcılık' suçundan Edirne 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açılan tutuklu sanıklar Osman A., Aysel H., Halil A. ve Reşit A., ilk kez hakim karşısına çıkarak ifade verdi. Eve girip altınları aldığı belirlenen sanık Osman A., tahsilat yaptıklarını zannettiğini ve dolandırıcılık olayından haberi olmadığını öne sürdü. Cezaevindeyken mektup yazarak aileden özür dilediğini anlatan Osman A., "Bana telefonda belirtilen adrese gidip, 13 numaralı dairede kapıdan birinin bir şey vereceğini söylediler. Ben de gittiğimde ufak bir çocuk bana poşet verdi. Ben de alıp, arkadaşlarımın arabasına gittim. Daha sonra İstanbul'a giderken polis durdurup, dolandırıcılık olayına karıştığımızı söyledi. Aldığım ziynet eşyalarını saklaması için Aysel'e vermiştim. Pişmanım, dolandırıcılık olduğunu bilmiyordum. Bana sadece bu şekilde tahsilat yapacağımızı, benim 15-20 bin lira para kazanacağımı söylediler. Benim cahilliğime geldi. Ben dolandırıcılık olduğunu bilmiyordum, paraya sıkışık olduğum için böyle bir teklifi kabul ettim. Ben çocukla bizzat telefonla konuşmuş değilim, ben evin içine de girmedim. Daha sonra mektup yazıp, aileden özür diledim. Ben bir cahillik ettim" dedi.</p>

<p><strong>ALTINLARI SÜTYENİNDE SAKLAMIŞ</strong></p>

<p>Sanık Aysel H. de dolandırıcılık olayından haberinin olmadığını ileri sürdü. Aysel H., altınları kaybolmaması için sütyeninde sakladığını ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>"Polisler bizi durdurduğunda kaçma durumumuz olmadı. Ben zaten arabadan hiç inmemiştim. Ben ehliyetsizlik ya da hız nedeniyle durdurduklarını düşünüyordum. Ben altınları sütyenimin lastiğine takmıştım, altınları bana Osman emanet olarak verdi. Polis memuruna, niye karakola getirildiğimizi sorunca, altınları aradıklarını söylediler. Ben de bunun üzerine çıkarıp, kendim verdim. Ben Azerbaycan vatandaşıyım, oturum izniyle Türkiye'de kalıyorum. İyi bir işim var, kendimi böyle bir olay için riske atmazdım. Benim ailem Azerbaycan'da tanınan, bilinen insanlar, maddi durumumuz da çok iyidir. Altınlar kaybolmasın diye zaten yolda Osman geri alacağını da söylediğinden bu şekilde sütyenimin lastiğine sıkıştırdım."</p>

<p><strong>'BENİM GARİBAN İNSANLARLA İŞİM OLMAZ'</strong></p>

<p>Sanıklardan Reşit A. ve Halil A. da dolandırıcılıktan haberlerinin olmadığını, arkadaşları olan Osman'ın teklifi üzerine Edirne'ye geldiklerini söyledi. Reşit A. mahkemedeki ifadesinde, "Böyle bir şey olduğunu bilsem gelmezdim; benim gariban insanlarla işim olmaz" dedi.</p>

<p><strong>'VAY ŞEREFSİZLER, BENİ KANDIRDILAR'</strong></p>

<p>11 yaşındaki S.E.F.'nin babası M.E.F. ise eve geldiğinde oğlunun kendisine 'Hapisten çıktın mı?' diye sorduğunu anlatıp, "Ben saat 12.00'de eve geldim, yatak odasında oğlumu çok telaşlı gördüm. Bana 'Hapisten çıktın mı?' diye sordu. Ne hapsi, dediğimde 'Vay şerefsizler, kandırdılar beni' dedi. Dolap kapakları açıktı, gelen kişi evde para olup olmadığını sormuş, oğlum da 100 lira harçlığım var deyince 'O sende kalsın' demiş. Ben olayı oğlumdan öğrendim. Hepsinden şikayetçiyim" diye konuştu.</p>

<p>Edirne 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, ifadelerin ardından sanıkların tutuklunun halinin devamına ve telefon kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesine karar vererek, davayı erteledi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/dolandiricilik-yaparak-aldiklari-altinlari-sutyeninde-saklamis/626/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Erzurum'da şehit acısı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/erzurumda-sehit-acisi.webp" width="250"><br><p>Şehit düşen 26 yaşındaki 2 yıllık Piyade Uzman Çavuş Adem Gezer'in cenazesi bugün saat 10.30'da asker uçakla Erzurum'a getirildi. Protokol ve şehit yakınları tarafından gözyaşları ile karşılanan cenaze, konvoy eşliğinde Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi morguna götürülerek burada son kez ailsine gösterildi.</p>


<p>Zeynep- İmran Gezer çiftinin 1'i kız 3 erkek çocuğunun en büyüyüğü olan Adem Gezer, bir süre önce izinli olarak evine geldi. Bir yıllık evli olan Adem Gezer, oparasyon olduğu için komutanları tarafından 2 gün önce birliğine çağrıldı. Bu sabah şehit düşen Gezer'in cenazesi ikindi vakti kılınacak namaz sonrası Kars Kapı Şehitliği'nde defnedilecek.</p>

<p>Cenazeyi beklerken gözyaşlarını tutamayan yakınlarına "Vatan sağolsun" diyen şehit eşi Ayşegül Gezer, "Başımız dik duracak. Ademim kahramanca şehit oldu. O en güzel mertebede. Dün şehit haberlerini birbir izledim. 'Allahım acısını kimseye gösterme' dedim. Yandım Adem. Ben seni çok sevdim Adem" dedi.</p>

<p>Bu arada şehit haberinden sonra Palandöken İlçe Emniyet Amirliği'nin açılışı ile Büyükşehir Belediyesi'nin toplu açılış törenleri iptal törenleri iptal edildi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://haberani.com/erzurum-da-sehit-acisi/625/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Diyarbakır'da "Kimse Yok mu Derneği'ne" operasyon</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/diyarbakirda-kimse-yok-mu-dernegine-operasyon.webp" width="250"><br><p>Alınan bilgiye göre, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığınca Kimse Yok Mu  Derneğine yönelik yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 58 şüpheli hakkında  yakalama kararı çıkarıldı.</p>

<p>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube  Müdürlüğü ekiplerince Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Şanlıurfa,  Ağrı, Yalova, Kahramanmaraş ve Balıkesir'de eş zamanlı operasyon yapıldı.</p>

<p>Operasyonda 31 şüpheli gözaltına alındı. Firari 27 şüphelinin  yakalanması için operasyon sürüyor.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.</p>]]></description>
<link>https://haberani.com/diyarbakir-da-kimse-yok-mu-dernegi-ne-operasyon/624/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Büyükada iddianamesi kabul edildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/buyukada-iddianamesi-kabul-edildi.webp" width="250"><br><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu  savcılarından Can Tuncay tarafından hazırlanan ve İstanbul 35. Ağır Ceza  Mahkemesi'ne gönderilen 17 sayfalık iddianame üzerindeki inceleme işlemleri  tamamlandı.</p>

<p>Mahkeme heyeti, iddianamenin kabulüne ve ilk duruşmanın 25 Ekim'de  Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda yapılmasına karar verdi.</p>

<p><strong>- İddianameden</strong></p>

<p>İddianamede, Ali Ghravi, Günal Kurşun, Uluslararası Af Örgütü Türkiye  Şubesi Direktörü İdil Eser, İlknur Üstün, Muhammet Şeyhmus Özbekli, Nalan Erkem,  Nejat Taştan, Özlem Dalkıran, Peter Frank Steudtner, Uluslararası Af Örgütü  Türkiye Şubesi yöneticilerinden Taner Kılıç ile Veli Acu, "şüpheli" sıfatıyla yer  alıyor.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi yöneticilerinden Taner Kılıç  hakkında, "silahlı terör örgütü FETÖ üyesi olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla  kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer şüphelilerin ise "silahlı terör  örgütüne yardım etme" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasına  çarptırılmaları talep ediliyor.</p>

<p>İddianamede, Büyükada'daki söz konusu toplantıyı şüphelilerden Taner  Kılıç'ın organize ettiği ancak FETÖ'nün şifreli haberleşme programı "ByLock"  kullandığı gerekçesiyle İzmir'de gözaltına alınınca toplantıya katılamadığı  belirtiliyor.</p>

<p>İstanbul'un Adalar ilçesinde insan hakları alanında faaliyet gösteren  bazı sivil toplum kuruluşu mensubu kişilerce yapılan gizli toplantı hakkında  detaylı bilgilere yer verilen iddianamede, "gizli tanık 1"in beyanları  doğrultusunda, şüpheli konumunda yer alan şahısların "Çalışma Atölyesi" adı  altında toplantı organize ettikleri ve bu toplantıda yasadışı faaliyetlerin  konuşulduğu aktarılıyor.</p>

<p>Şüphelilerin toplantıya yönelik WhatsApp mesajlaşmalarının da yer  aldığı iddianamede, Büyükada'da buluşulması planlanan toplantıda, şüphelilerden  birinin bütün katılımcıları, "İlk ödeviniz, vapura binmeden önce tüm teknolojik  aletlerinizi kapatacaksınız. Telefon, laptop, tablet, smart saat vs. Etraftı  seyrederek, keyfini çıkararak seyahat ederek otele girinceye kadar  açmayacaksınız. Okuyan 'ok' desin ki herkesin gördüğünde emin olalım" sözleriyle  uyardığı anlatılıyor.</p>

<p><strong>- "Adalet Yürüyüşü'nün Gezi Parkı eylemlerine evrilmesi amaçlandı"</strong></p>

<p>İddianamede, söz konusu dokümanlardan ülkedeki mevcut siyasi ortamın,  terör örgütlerinin başrol oynadığı, sivil toplum örgütleri görünümü altında  organize edilen Gezi Parkı olayları benzeri ayaklanma olaylarına ne şekilde  evrileceğinin tartışıldığı belirtilerek, "Bu amaçla faaliyetlerde bulunan  şüphelilerin yakalanması sırasında, düzenleyicilerin verdiği 'Adalet' ismiyle  gerçekleşmekte olan yürüyüşün, Gezi Parkı olayları benzeri şiddet içeren ve  toplumda kaos oluşturacak olaylara dönüştürülmesinin amaçlandığı tespit  edilmiştir" ifadesine yer veriliyor.</p>

<p>Şüphelilerin çoğunun terör örgütleri ve mensuplarıyla olan  irtibatları, faaliyet alanları itibarıyla sivil toplumu etki güçlerinin  bulunmaları nedeniyle terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda yakın geçmişte  Gezi Parkı eylemleri benzeri toplumsal kaosa dönüşecek hareketlenmeler yaratmak  amacıyla toplantı düzenledikleri değerlendirilen iddianamede, ayrıca şüphelilerle  ilgili terör örgütleriyle bağlantıları ve olayın oluş şekline göre işledikleri  yönünde şüphe bulunan "Terörizmin Finansmanı ve Casusluk" suçlarıyla ilgili ise  başka bir soruşturma yürütüldüğü vurgulanıyor.</p>

<p><strong>- Örgüt irtibatları</strong></p>

<p>Şüphelilerin, silahlı terör örgütleriyle (PKK/KCK, DHKP/C ve FETÖ)  iltisakı ve irtibatına da yer verilen iddianamede, şüphelilerin sosyal medyadaki  paylaşımları da aktarılıyor.</p>

<p>Şüpheli İdil Eser'in, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi  Direktörlüğü görevini yürüttüğü anlatılan iddianamede, üst ve oteldeki eşya  aramalarında ele geçirilen materyallerde silahlı terör örgütü DHKP/C üyesi olmak  suçundan tutuklu Semih Özakça ve Nuriye Gülmen ile ilgili belgelerin olduğu,  Murat Dicle isimli bir şahsın AF örgütünde çalıştığı değerlendirilen Fırat Doğan  isimli şahsa "Kendisinin Irak'ta uzun zamandır PKK üyesi gerilla doktoru olduğunu  ve AF örgütüne üye olmak istediğini, bunun kendileri için sorun olup olmayacağını  sorduğu" şeklinde yazışmaların bulunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>İddianamede, Bylock kullanıcısı şüpheli Taner Kılıç'ın ise kız kardeşi  Ömür Kamış'ın eşi Mehmet Kamış'ın, kapatılan Zaman gazetesinde genel yayın  yönetmen yardımcısı olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY üyesi olduğu ve hali hazırda  firari konumda bulunduğu, örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u  kullandığı, Kılıç'ın ayrıca İdil Eser ve Günal Kurşun ile irtibatının bulunduğu  anlatılıyor.</p>

<p><strong>- "Telefon şifrelerini hatırlamadılar"</strong></p>

<p>Şüphelilere, gözaltında bulundukları süreçte dijital metaryellerin  incelenebilmesi için üzerinde bulunan şifrelemelerin kaldırılması adına şifre  bilgileri sorulduğuna vurgu yapılan iddianamede, bazı şüphelilerin şifrelerini  hatırlamadığını iddia ettikleri, bazılarının da şifreyle ilgi bilgi vermediği  kaydediliyor.</p>

<p>İddianamede, şüphelilerden yabancı uyruklu olan Peter Frank Steudtner  ve Ali Ghravi'nin savcılıtaki ifadelerinde belirttikleri şifre bilgilerinin  yanlış olduğu ve bu nedenle bir kısım materyallerin henüz incelenemediği  bildiriliyor.</p>

<p>Şüphelilerin bağlantılı oldukları terör örgütleri lehine faaliyette  bulunmak suretiyle "yardım kastıyla" hareket ettikleri, yabancı uyruklu  şüphelilerin de mevcut konumları ve Türkiye'ye dair irtibatları nazara  alındığında bu amaç haricinde hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği aktarılan  iddianamede, şüphelilerin iştirak iradesiyle üzerlerine atılı "silahlı terör  örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme" suçunu işledikleri  belirtiliyor.</p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://haberani.com/buyukada-iddianamesi-kabul-edildi/623/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜPRAŞ patlamasıyla ilgili 3 kişi daha gözaltında!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://haberani.com/images/haberler/tupras-patlamasiyla-ilgili-3-kisi-daha-gozaltinda.webp" width="250"><br><p>TÜPRAŞ'ın İzmir Rafinerisinde 4 işçinin hayatını kaybettiği patlamayla ilgili, 3 kişi daha gözaltına alındı.</p>

<p>Aliağa ilçesindeki TÜPRAŞ İzmir Rafinerisinde, gaz sıkışması nedeniyle 4 işçi hayatını kaybetmiş, bazı işçilerde yaralanmıştı. Olay sonrasında 7 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartılmış, bunlarda 4'ü ise tutuklanmıştı.</p>


<p>Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı genişletti. Patlamayla ilgili 3 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Haklarında gözaltı kararı verilen kişiler yakalandı ve emniyete götürüldü.</p>

<p>İş güvenliği sorumlusu ile TÜPRAŞ'ın saha sorumlularından 2 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://haberani.com/tupras-patlamasiyla-ilgili-3-kisi-daha-gozaltinda/622/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:20:12 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>